20 Ağustos 2019 Salı / 19 Zi'l-Hicce 1440
Türkçe  |  English
“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” H.Ş.
Hakkımızda

KUR’AN ve TEFSİR AKADEMİSİ: BİR FENOMENİN YENİDEN İHYASI

Türkiye’de, seminer, panel, konferans, çalıştay ve sempozyum tarzında çeşitli akademik toplantılar gerçekleştirilmektedir. Kuşkusuz bunların her biri nice akademisyenlere yeni ufuklar açmakta; bilimsel bikime katkıda bulunmaktadır. Kur’an ve Tefsir Akademisi adı altında gerçekleştirilen faaliyet de bu bilimsel toplantılardan biridir.

Kur’an ve Tefsir Akademisi, ne bir seminer ne bir panel ne de sempozyumdur. Bu bir atölye çalışmasıdır. Özellikle de ilahiyat alanında Türkiye’de örneği pek bulunmayan bir atölye çalışması… Batıda şimdilerde yoğun olarak yapılmasına karşın temeli geleneğimizin derinlerinde var olan bilimsel toplantı türlerinden sadece birisi…

Henüz düşünce safhasındayken program için diğer bilimsel toplantılardan farklı bir usül benimsenmişti: Program yılda bir kez düzenlenecek ve bir hafta sürecek; akademisyenler mutlaka bir tebliğ ile katılacaklar; genç akademisyenlere öncelik verilecek...

Yine düşünce safhasındayken programın amaçları şöyle belirlenmişti: Genç akademisyenlerin yetişmesine katkı sağlamak; tefsir alanına bilimsel katkıda bulunmak; yuvarlak masa etrafında bir tartışma geleneği oluşturmak…

Tebliğli katılım mecburiyeti, tebliğ seçiminde sadece konuyla ilgili olma ve bilimsel kalite gibi iki temel kriter gözetilmesi, yapıcı eleştirilere açıklık, genç akademisyenlere öncelik tanınması ve onların büyük akademisyenler tarafından yönlendirilmesine ihtimam gösterilmesi Akademi'nin olmazsa olmazları arasında yerini almıştı.

İşte bu minval üzere yürütülmeye çalışılan Kur’an ve Tefsir Akademisi'nin ilki, “Tarihten Günümüze Kur’an İlimleri ve Tefsir Usulü” ana temasıyla 18–23 Ağustos 2008 tarihleri arasında tertip edilmiştir. Büyük bir titizlik ve özveriyle icra edilen program beklenenden daha büyük bir ilgi görmüştür.

▪ Günün Hadisi Şerifi
Resulullah (sav) bizi, evimizde ziyaret etti. Ve: "Esselamü aleyküm ve rahmetullah!" dedi. Babam, çok hafif bir sesle mukabelede bulundu. Babama: "Resulullah'a izin vermiyor musun?" dedim. O: "Bırak, bize çokça selam okusun!" dedi. Resulullah (sav) tekrar: "Esselamü aleyküm ve rahmetullah" dedi. Sa'd yine hafif bir sesle mukabele etti. Sonra Resulullah (sav) tekrar: "Esselamü aleyküm ve rahmetullah" dediler ve döndüler. Sa'd peşine düştü ve: "Ey Allah'ın Resulü, ben senin selamını işitiyordum. Ancak, bize daha fazla selam vermen için alçak sesle mukabele ediyorum" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam onunla birlikte geri döndü. Ondan su isteyip gusletti. Sonra Sa'd, zaferan veya versle boyanmış bir havlu verdi, Aleyhissalatu vesselam onu sarındı. Sonra ellerini kaldırıp: "Allah'ım, Sa'd İbnu Ubade ailesine mağfiret ve rahmet buyur!"diye dua etti. Sonra yemek yedi. Geri dönmek isteyince Sa'd, bir merkeb yaklaştırdı. Üzerine kadife bir örtü yaymıştı. Resulullah (sav) merkebe bindi. Sa'd, bana: "Ey Kays, Resulullah'a refakat et!" dedi. Ben de refakat ettim. Yolda Aleyhissalatu vesselam bana: "Benimle sen de bin!" dedi, ben imtina edince: "Ya binersin, ya dönersin!" buyurdular. Ben de geri döndüm. Ebu Davud, Edeb 138, (5185)
▪ Haberler
▪ Hızlı Erişim
İlim Yayma Vakfı, Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına çalışan bir vakıftır.
Mavigen Digital Agency