18 Kasım 2017 Cumartesi / 29 Safer 1439
Türkçe  |  English
“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” H.Ş.
Hakkımızda

KUR’AN ve TEFSİR AKADEMİSİ: BİR FENOMENİN YENİDEN İHYASI

Türkiye’de, seminer, panel, konferans, çalıştay ve sempozyum tarzında çeşitli akademik toplantılar gerçekleştirilmektedir. Kuşkusuz bunların her biri nice akademisyenlere yeni ufuklar açmakta; bilimsel bikime katkıda bulunmaktadır. Kur’an ve Tefsir Akademisi adı altında gerçekleştirilen faaliyet de bu bilimsel toplantılardan biridir.

Kur’an ve Tefsir Akademisi, ne bir seminer ne bir panel ne de sempozyumdur. Bu bir atölye çalışmasıdır. Özellikle de ilahiyat alanında Türkiye’de örneği pek bulunmayan bir atölye çalışması… Batıda şimdilerde yoğun olarak yapılmasına karşın temeli geleneğimizin derinlerinde var olan bilimsel toplantı türlerinden sadece birisi…

Henüz düşünce safhasındayken program için diğer bilimsel toplantılardan farklı bir usül benimsenmişti: Program yılda bir kez düzenlenecek ve bir hafta sürecek; akademisyenler mutlaka bir tebliğ ile katılacaklar; genç akademisyenlere öncelik verilecek...

Yine düşünce safhasındayken programın amaçları şöyle belirlenmişti: Genç akademisyenlerin yetişmesine katkı sağlamak; tefsir alanına bilimsel katkıda bulunmak; yuvarlak masa etrafında bir tartışma geleneği oluşturmak…

Tebliğli katılım mecburiyeti, tebliğ seçiminde sadece konuyla ilgili olma ve bilimsel kalite gibi iki temel kriter gözetilmesi, yapıcı eleştirilere açıklık, genç akademisyenlere öncelik tanınması ve onların büyük akademisyenler tarafından yönlendirilmesine ihtimam gösterilmesi Akademi'nin olmazsa olmazları arasında yerini almıştı.

İşte bu minval üzere yürütülmeye çalışılan Kur’an ve Tefsir Akademisi'nin ilki, “Tarihten Günümüze Kur’an İlimleri ve Tefsir Usulü” ana temasıyla 18–23 Ağustos 2008 tarihleri arasında tertip edilmiştir. Büyük bir titizlik ve özveriyle icra edilen program beklenenden daha büyük bir ilgi görmüştür.

▪ Günün Hadisi Şerifi
Resulullah (sav)'a bir kadın gelerek: "Ey Allah'ın Resulü," dedi. "Sana nefsimi bağışlamaya geldim." Aleyhissalatu vesselam kadına şöyle bir nazar edip sonra tepeden tırnağa gözden geçirdi, bir de sabit baktı ve sonunda (hiçbirşey söylemeden) başını yere eğdi. Kadın, Resulullah (sav)'ın hakkında hiç bir hükme varmadığını görünce oturdu. Derken bir adam doğrulup: "Ey Allah'ın Resulü! Sizin ona ihtiyacınız yoksa onu bana nikahlayın!"dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Yanında (buna mehir olarak verecek) bir şeyler var mı?" diye sordu. Adam: "Vallahi yok ey Allah'ın Resulü!" deyince: "Ailene git, bir şeyler bulabilecek misin bir bak." dedi. Adam gitti ve az sonra geri geldi: "Hayır, vallahi ey Allah'ın Resulü hiç bir şey bulamadım!" dedi. Resulullah tekrar: "İyi bak, demirden bir yüzük de mi yok!" buyurdu. Adam tekrar gidip yine geri geldi ve: "Hayır! Vallahi ya Resulullah, demirden bir yüzük bile yok! Ancak işte şu izarım var, yarısı onun olsun" dedi. Sehl der ki: "Adamın ridası yoktu" Aleyhissalatu vesselam: "İzarın ne işe yarar? Onu sen giyecek olsan onun üzerinde birşey olmayacak, şayet o giyecek olsa senin üzerinde bir şey kalmayacak!" buyurdular. Bunun üzerine adam oturdu. Epey bir müddet oturduktan sonra, kalktı. Resulullah (sav) onun döndüğünü görünce, geri çağırılmasını söyledi. Adamı çağırdılar. "Kur'an'dan ne biliyorsun (hangi sureler ezberinde?)" diye sordu. Adam: "Şu şu sureleri biliyorum!" diye bildiklerini saydı. Yani sen bunları ezbere okuyor musun?" diye tekrar sordu. Adam: "Evet!" deyince, Resulullah (sav): "Haydi git, ben kadını sana temlik ettim" buyurdu. (Bir rivayette: "Kur'an'dan bildiklerinen öğretmen) mukabilinde onu sana nikahladım" buyurdu) Buhari, Nikah 6, 32, 35, 37, 40,44, 50, 51, Vekale 9, Fedailu'l-Kur'an 21, 22, Libas 49; Müslim, Nikah 76, (1425); Muvatta, Nikah 8, (2, 626); Ebu Davud, Nikah 31, (2111); Tirmizi, Nikah 22, (1114); Nesai, Nikah 62, (6,113)
▪ Haberler
▪ Hızlı Erişim
İlim Yayma Vakfı, Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına çalışan bir vakıftır.
Mavigen Digital Agency