17 Aralık 2018 Pazartesi / 9 Rebiü'l-Ahir 1440
Türkçe  |  English
“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” H.Ş.
Hakkımızda

KUR’AN ve TEFSİR AKADEMİSİ: BİR FENOMENİN YENİDEN İHYASI

Türkiye’de, seminer, panel, konferans, çalıştay ve sempozyum tarzında çeşitli akademik toplantılar gerçekleştirilmektedir. Kuşkusuz bunların her biri nice akademisyenlere yeni ufuklar açmakta; bilimsel bikime katkıda bulunmaktadır. Kur’an ve Tefsir Akademisi adı altında gerçekleştirilen faaliyet de bu bilimsel toplantılardan biridir.

Kur’an ve Tefsir Akademisi, ne bir seminer ne bir panel ne de sempozyumdur. Bu bir atölye çalışmasıdır. Özellikle de ilahiyat alanında Türkiye’de örneği pek bulunmayan bir atölye çalışması… Batıda şimdilerde yoğun olarak yapılmasına karşın temeli geleneğimizin derinlerinde var olan bilimsel toplantı türlerinden sadece birisi…

Henüz düşünce safhasındayken program için diğer bilimsel toplantılardan farklı bir usül benimsenmişti: Program yılda bir kez düzenlenecek ve bir hafta sürecek; akademisyenler mutlaka bir tebliğ ile katılacaklar; genç akademisyenlere öncelik verilecek...

Yine düşünce safhasındayken programın amaçları şöyle belirlenmişti: Genç akademisyenlerin yetişmesine katkı sağlamak; tefsir alanına bilimsel katkıda bulunmak; yuvarlak masa etrafında bir tartışma geleneği oluşturmak…

Tebliğli katılım mecburiyeti, tebliğ seçiminde sadece konuyla ilgili olma ve bilimsel kalite gibi iki temel kriter gözetilmesi, yapıcı eleştirilere açıklık, genç akademisyenlere öncelik tanınması ve onların büyük akademisyenler tarafından yönlendirilmesine ihtimam gösterilmesi Akademi'nin olmazsa olmazları arasında yerini almıştı.

İşte bu minval üzere yürütülmeye çalışılan Kur’an ve Tefsir Akademisi'nin ilki, “Tarihten Günümüze Kur’an İlimleri ve Tefsir Usulü” ana temasıyla 18–23 Ağustos 2008 tarihleri arasında tertip edilmiştir. Büyük bir titizlik ve özveriyle icra edilen program beklenenden daha büyük bir ilgi görmüştür.

▪ Günün Hadisi Şerifi
Resulullah (sav) bir gün sadaka (nafaka) vermeyi emretmişti. Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü," dedi "yanımda bir dinarım var!" "Onu kendine tasadduk et (kendi nafakan için harca)!" buyurdu. Adam: "Yanımda bir dinar daha var(sav)?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Onu da çocuklarına tasadduk et" buyurdular. Adam tekrar: "Bir başka dinarım daha var(sav)?" deyince: "Onu da zevcene tasaddduk et!" emrettiler. Adam bu sefer: "Başka bir dinarım daha var(sav)?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Onu da hizmetçine tasadduk et!" deyince, adam tekrar atıldı: "Bir başka dinarım var(sav)?" Aleyhissalatu vesselam: "Onun nereye verileceğini sen daha iyi bilirsin" cevabını verdi. Ebu Davud, Zekat 45, (1691); Nesai, Zekat 54, (5, 62)
▪ Haberler
▪ Hızlı Erişim
İlim Yayma Vakfı, Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına çalışan bir vakıftır.
Mavigen Digital Agency