13 Temmuz 2020 Pazartesi / 22 Zi'l-ka'de 1441
Türkçe  |  English
“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” H.Ş.
Faaliyetler

Projeler

İLİM YAYMA VAKFI

KUR’AN VE TEFSİR AKADEMİSİ

 

Osmanlı Devlet Arşivlerinde Osmanlı Toplumunun
Kur’an Kültürü ve Tefsir Çalışmaları

Katalog çalışması

 

Bu projenin temel hedefi “Osmanlı toplumunun Kur’an Kültürü ve Tefsir” çalışmalarının Başbakanlık Devlet Arşivlerinde yer alan belgeler ışığında ele alınmasıdır. İlgili belgeler üzerine yaptığımız ön incelemeler, Osmanlı devlet yönetiminin Kur’an ve Tefsir bağlamında din işlerinin nasıl düzenlendiğini açıkça göstermektedir. Zira yönetim ve siyaset ile ilişkili olan bürokrasi olgusu, Osmanlıda sadece devlet ve toplum yapısını değil aynı zamanda İslâmî ilimleri ve dinî kültürü de kontrolü altında tuttuğu göz önünde bulundurulması gereken önemli bir noktadır. Osmanlı bürokrasisinin yakinen ilgilendiği bu alanlara dair çok sayıda belge şimdiye kadar dikkatlere sunulamamıştır. Öte yandan Tefsir Tarihine dair yazılmış eserler de bu tür arşiv belgelerini kullanmamış bunların yerine daha ziyade biyografi ve tabakat türü eserlerden yola çıkarak müfessir merkezli tarih yazımı gerçekleşmiştir. Oysa genel manada tarih, vesikalara ve arşiv belgelerine dayandırıldığı oranda kıymetlidir. Bu çalışmada tarihçileri doğal olarak doğrudan ilgilendirmeyen “Kur’an Kültürü ve Tefsir Çalışmaları” başlığı gündeme alınacak ve aynı zamanda da Tefsir Tarihçiliğinin ihmal ettiği “Arşiv Belgeleri” temel kaynak olarak kullanılacaktır. Böylelikle Tefsir Tarihi yazımına Tarih biliminin yönteminden ve Arşivciliğin kaynaklarından yararlanılarak önemli bir katkı sağlanması hedeflenmektedir.

▪ Günün Hadisi Şerifi
Abdullah İbnu Amr el-Huzai, babası (ra)'ndan naklediyor: "Resulullah (sa), Fetih'ten sonra beni çağırdı ve benimle, Mekke'ye Ebu Süfyan'a, Kureyşliler arasında dağıtması için, biraz mal göndermek istedi. Bana: "Kendine bir arkadaş ara!" buyurdu. Derken bana Amr İbnu Umeyye ed-Damri geldi ve: "Duydum ki, sen Mekke'ye gidecekmişsin ve yanına bir arkadaş arıyormuşsun!" dedi. "Evet!" dedim. "Ben sana arkadaşım!" dedi. Ben hemen Resulullah (sa)'a gelip: "Kendime bir arkadaş buldum!" dedim. "Kim?" buyurdular. "Amr ibnu Ümeyye'dir!" dedim. "O, kaVminin yöresine gelince ona karşı müteyakkız ol! Çünkü evvel adam şöyle demiş: "Bekri arkadaşına güvenme!" buyurdular! Derken yola çıktık. Ebva'ya kadar geldik. Amr: "Benim, kavmimle bir işim var. Beni burada biraz beklemeNİ arzu ediyorum!" dedi. Ben de: "işin rastgelsin!" dedim. Ayrılınca, Resulullah (sa)'ın sözünü hatırlayıp devemi hızlandırdım. (Ebva'dan) çıkıp deveyi hızlı yürümeye zorladım. Ezafir'e gelince, Amr'ın bir grup adamla karşımdan geldiğini gördüm. Devemi daha da hızlandırdım ve onu geçtim. Kendine hedef olmaktan kurtulduğumu anlamıştı, yanındakiler geri döndü. Amr (tek başına) bana yetişti ve: "Kavmimle bir işim vardı! (İşimi görüp bitirdim)" dedi. Ben de: "Pekala!" dedim. Yolumuza devam edip Mekke'ye geldik. Ben emanet malı Ebu Süfyan (ra)'a teslim ettim." [Hadisin senedi zayıftır] Ebu Davud, Edeb 34, (4861)
▪ Haberler
▪ Hızlı Erişim
İlim Yayma Vakfı, Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına çalışan bir vakıftır.
Mavigen Digital Agency